TÜRK İSLAM DEVLETLERİNDE KÜLTÜR VE UYGARLIK

TÜrk İslamDevletleri:
•   Tolunoğulları(868-905) ( Mısır)
•   Ihşidler ( 935-969) (Mısır0)
•   Karahanlılar (840-1212) ( ilk Müslüman-Türk devletidir)
•   Gazneliler ( 969 – 1187)
•   Büyük Selçuklu Devleti
•   Harzemşahlar (1097-1231)
•   Eyyubiler ( 1171-1250) (Mısır)
•   Memlükler ( 1250-1517)
            Türk İslam devletlerinde kültür ve uygarlık

-   Karahanlılar eski Türk anlayışını korumuştur.
-   Gazneliler komşusu Samanoğullarının temsil ettiği İran geleneğinden etkilenmiştir.
-   Selçuklu Devleti ile Türk-islam geleneği ve kuruluşları gelişmesini tamamlamıştır. Türk devlet geleneğini bozmadan İran ve Abbasi devlet yapısında yararlanmışlardır.

Devlet ve Memleket Yönetimi: Ülke toprakları İslamiyet öncesinde olduğu gibi, hükümdar ailesinin ortak malı sayıldı. Bu nedenle hükümdarın ölümünden sonra ülke toprakları hükümdarın oğulları ve kardeşleri arasında paşlaşılırdı. Bunun etkisiyle ilk Türk-İslam devletleri de kısa ömürlü olmuştur.

Hükümdarların Kullandığı Ünvanlar:
Karahanlılar => Han-hakan
Tolunoğulları İhşitler, Gazneliler, B.Selç ve Harzemşahlar => Sultan
ÇÖN: Sultan ünvanını ilk kez Gazneli Mahmut kullanmıştır. Büyük Selçuklu hükümdarları bağlı devletlerin kurulmasıyla Sultanül azam ünvanını kullanmıştır.
Hükümdarın görevleri:
•   Yasama,yürütme ve yargı işlerine bakmak
•   Orduyu komuta etmek
•   Divan başkanı,vali,kadı ve ordu komutanı gibi yüksek dereceli devlet görevlileri ,vezir ile hanedan üyelerini atamak
•   Halkını huzur ve düzen içinde en iyi şekilde yönetmek

Hükümdarlık Sembolleri(Alametleri):
•   Para bastırmak
•   Taht
•   Taç
•   Sancak
•   Nevbet çaldırmak
•   Tuğra
•   Ok ve Yay
•   Abbasi Halifesinden Alınan Menşur
ÇÖN: Abbasi halifesinden alınan menşur dinsel güçten çok siyasal destek sağlamak amacıyla alınıyardu. İslam dünyasındaki güç artıyordu. Tuğrul Bey’den itibaren Abbasi halifeleri B.Selçuklu koruyuculuğu altına girmiştir.

          Selçuklularda devlet örgütü diğer Türk devletlerine göre daha da gelişmişti. Devlet işleri Divan-ı Saltanat adı verilen büyük divanda görüşülürdü. Divanda yer alan görevliler şunlardır:
Sultan: Devletin mutlak olarak en üst düzeyindeki yöneticisi idi.
Vezir: Sultanın mutlak vekili idi. Selçukluların bilinen en önemli veziri Nizamülmülk’tür.
ÇÖN: Tolunoğullarında vezirlik makamı yoktur.
Müstevfi: Devletin bütün mali ve ekonomik işlerinden sorumlu idi.
Pervaneci: Has ve tımarların dağıtılması ve bu alandaki defterleri tutan görevli idi.
Emr-i Arız: Ordunun maaş ve levazım işlerine bakardı.
Tuğrai: Hükümdarın emir ve fermanlarını hazırlardı.
Emir-i Dad: Adalet işlerinden sorumlu idi.

Divan, Vezir-i Azam başkanlığında toplanırdı. Divan gördüğü işlere göre bölümlere ayrılırdı.
Tuğra Divanı: Devletin yazı işlerini düzenler ve dış işlere bakardı.
İstifa Divanı: Ekonomik ve mali işleri düzenlerdi. Devletin gelir ve giderini belirlerdi.
Arz Divanı: Ordu ve askerlik işlerine bakardı.
İşraf Divanı: Parasalkonular ve yönetimle ilgili işleri denetlerdi.
Divan-ı Berid: Devlet merkezi ile taşra örgütü arasındaki posta hizmetlerine bakardı.
      Ülke illere,iller kaza ve köylere ayrılmıştı. İllerin başında Şıhne denilen askeri veya sivil valiler bulunurdu.  Büyük selçuklular 12 büyük ile ayrılmıştı. Önemli illerin başına hanedan mensupları Melik olarak atanırdı.  Melik adı verilen şehzadelerin iyi yetişmesi ve yöyönetimlerine yardım amacıyla yanlarına Atabey adı verilen danışmanlar tayin edilirdi.  Atabeyler devletin zayıfladığı dönemlerde önön plana çıkmışlar ve görevli oldukları bölgelerde egemenlik kurmuşlardır.

ORDU VE ASKERLİK:  
-   Türk – islam devletlerinde devletin düzeni, ülke topraklarıın dış saldırılara karşı korunması ve yeni fetihler için ordu daima hazır ve güçlü tutulmuştur.
ÇÖN: Tolunoğullurı,İhşidoğulları ve Gazneliler ordularında Türkler dışında müslüman başka milletlerden  askerler vardır.(Kuruldukları bölge dolayısıyla)

-   Ordunun en güçlü ve düzenli olduğu dönem Selçuklular dönemidir.  Özellikle Melikşah zamanında ordu en güçlü duruma ulaşmıştı. Selçuklu ordusu şu bölümlerden oluşmaktaydı.

Gulaman-ı Saray: Saray köleleri olarakta bilinen bu ordunun çoğunluğunu Türkler oluuşturmuştur. Doğrudan sultana bağlı askerler üç ayda bir maaş alırlardı.
Hassa Ordusu: Fetihlerde elde edilen Müslüman olmayan çocuk ve gençlerden oluşan ordudur. Sarayda yetiştirilen ve çoğunluğu devşirme olan askerlere maaş yerine ikta adı verilen toprak parçası verilirdi.
Eyalet Askerleri: İllerde(eyaletlerde) emir ve meliklere bağlı olarak oluşturulan ordudur.
Türkmenler: Taşrada bulunan yerel beylere bağlı askerlerden oluşturulan ordudur.

T   TOPRAK SİSTEMİ:
-   İlk-Tük İslam devletlerinde ülke toprakları hükümdar ailesinin ortark sorumluluğu altında idi. Karahanlılar ve Gazneliler döneminde de bu uygulama devam etti.
-   Selçuklularda da topraklar genel olarak devletin malıydı. Topraklar,bazı görevler ve yapılcak işler karşılığında kişi ve kurumlara dağıtılırdı. Bu uygulamada toprağın mülkiyeti değil,sadece kullanma hakkı geçerdi. Topraklar kullanma amaçlarına göre şu bölümlere ayrılmıştı.
Mülk Topraklar: Mülkiyeti kişilerin elinde bulunduğu topraklardı. Çok yaygın değildi.
İkta: Üst düzey devlet görevlilerine ve askerlere maaş karşılığı olarak dağıtılan arazilerdir. Hizmet karşılığı olarak sadece kullanma hakkı verilirdi.
Vakıf Araziler: Hayır kurumları ve toplumsal ihtiyaçlar için ayrılan topraklardır.
ÇÖN: Hz. Ömer zamanında da uygulanan ikta sistemi Selçuklu veziri Nizamülmülk tarafından geliştilerek askeri bir nitelik kazandırılmıştır.
 
    HUKUK :
-   Türk-İslam devletlerinde toplumun temelinde eşitlik vardı. Kanun önünde herkes eşitti.
-   Adli örgülenme oldukça gelişmişti. Mahkemeler şer’i ve örfi olmak üzere ikiye ayrılırdı. Şer’i mahkemelere; kadılar bakardı. Konuları: Evlenme,boşanma,miras,nafaka,vakıfların denetlenmesi ve düzenlenmesi
Hiçbir siyasi otoritenin etkisi yoktur. Temyizi de yoktur.
-   Örfi mahkemelerin başındaki görevliye Emir-i Dad  adı verilirdi. Konuları: Güvenliği bozma,kanunlara uymama,vergi ödememe,ikta sahiplerinin hak ve görevleri ile ilgili şikayetler, devlet görevlileri ile halk arasındaki anlaşmazlıklar

Divan-ı Mezalim(Zulümler haksızlıklar Divanı): Sultan başkanlık ederdi. Halkın şikayetlerini dinler ve karara bağlardı. Ağır siyasi suçlarla ilgili verilen kararlar burada sultan tarafından kesinlik kazandırıldı.


S      SOSYAL VE EKONOMİK YAŞAM
-   Toplumda, Avrupa’nın aksine kesin çizgilirle belirlenmiş bir sınıflaşma yoktu. Herkesin yükselme şansı vardı.
-   Türkler arasında yerleşik hayata geçiş, İslamiyeti kabul ettikten sonra hızlandı.
-   Köyde yaşayanlar tarım ve hayvancılıkla ; Şehirde yaşayanlar ise sanat ve ticaretle uğraşmışlardır.
-   Selçuklular zamanında bir esnef teşkilatı olan Ahilik kurulmuştur.Ahilik teşkilatı ekonominin yanı sıra toplumsal,dinsel ve hukuksal anlayışı sosyal yaşamda egemen kıldılar.
-   Sosyal ve ekonomik hayatı canlı tutabilmek amacıyla vakıflar kurulmuştur.
-   Kervansaray,han,hamam,cami,medrese,köprü,çeşme,hastanelerinharcamalarıvakıflar-ca karşılanmıştır.
ÇÖN: İlk Türk vakfı Karahanlılar zamanınıda kurulmuştur.

DİL,EDEBİYAT VE BİLİM
-   Karahanlı Devleti zamanında İslamiyet benimsenmekle birlikte, Türk kimliği terk edilmedi. Karahanlılar, Türkçeyi resmi dil olarak kullandılar.
-   Selçuklular döneminde saray,ordu ve halk Türkçe konuşmasına karşın, yazışmalarda Arapça kullanıldı. Bilim ve edebiyatta ise Arapça ve Farsça ağırlık kazandı. Resmi dil Farsça’dır.
-   Selçuklu hükümdarları Türk kültürünün gelişmesinde doğurudan etkili oldular ve çok sayıda cami,kütüphane,imarethane,kervansaray ve medrese inşe ettirdiler. İlk Selçuklu medresesi,Tuğrul Bey tarafından Nişabur’da açıldı. Selçuklu döneminin en gelişmiş medreseleri,Alparslan ve Melikşah döneminin veziri olan Nizamülmülk tarafından Bağdat’ta açıldı. Bu medreseler din dışı eğitimde verdiler.
ÇÖN: Arapça ve Farsçaya önem verilmesinin nedenleri:
•   Yerli halk arasında Arapların ve Farsların çok oluşu
•   İslam dinini öğretmek için
•   Arap dünyasını yönetmek için
-   Edebiyat; Divan edebiyatı,tasavvuf edebiyatı ve halk edebiyatı olmak üzere üç kısımda gelişti. İlk Türk İslam devletlerinde kaleme alınan edebi eserler ve yazarları şunlardır:
Kutadgu Bilig( Mutluluk Veren Bilgi): Yusuf Has Hacip tarafından kaleme alınmıştır. Toplumla devletin ideal bir duruma getirilmesi için gerekli yolları gösteren eserde, bilginin,politikanın,disiplinin,karakterin önemi vurgulanmıştır. İslam dininin Türkler arasında yayılmasından sonra yazılan ilk önemli eserdir.
Divan-ı Lügat-i Türk: Yabancılara Türkçeyi öğretmek ve tanıtmak amacıyla yazılmış olan Türkçe sözlük ve türk dilinin özelliklerini ortaya koyan bu eser, Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılmıştır. Dilin yanısıra dönemin edebiyatı,tarihi,coğrafyası,ekonomisi ve sosyal yaşantısı hakkında da bilgi verir.(Türk Dili konusunda yazılmış en önemli eserdir.)
Atabet-ül Hakayık: Bir öğüt ve ahlak kitabı olan eserin yazarı Edip Ahmet’tir.
Divan-ı Hikmet: Hoca Ahmet Yesevi tarafından kaleme alınmıştır. Yesevilikle ilgili temel bilgiler, dervişlik üzerine övgüler, cennet ve cehennem tasvirleri,Peygamberin hayatı işlenmiştir. Amacı göçebe Türklere ve köylülere dini anlatmaktır.Bu nedenle dili sadedir.
Rubailer: Ömer Hayyam tarafından yazılan edebi metinlerdir. Bu küçük şiirlerde derin bir duygu,geniş bir düşünce, sağlam bir gözlem ve hayatın her türlü zevkleri anlatılmaktadır. Melikşah zamanında Ömer Hayyam tarafından Takvim- Melikşahi(Celali Takvimi) düzenlendi.( Bu rasathanenin varlığını göstermektedir.)
Siyasetname: Vezir Nizamülmülk tarafından yazılmıştır.  Bu eser devlete öğüt vermekte,devletin işleyişinde aksayan tarafları belirterek alınması gereken önlemler ve yapılması gereken düzenlemelerle ilgili bilgiler vermiştir.(Bir çeşit anayasa da diyebiliriz)
Şehname: Firdevsi tarafından yazılan bu eserde İran tarihi destansı bir biçimde anlatılmaktadır.
-   10.yüzyıldan itibaren Türk-İslam dünyasında bilim ve eğitimde önemli isimler ortaya çıkmıştır. Özellikle Nizamülmülk medreseleri sayesinde bilim gelişti. Tüm dünyada etkili olan bilim adamı ve düşünürler ortaya çıktı.

Farabi(870-950): Aristonun düşüncelerini yorumladı. Muallim-i Sani(ikinci öğretmen) denildi. Felsefe,mantık,matematik,fizik,astronomi,tıp,müzik ve psikoloji ile ilgilendi. Avrupa’yı etkiledi ve Avrupalılar ona Alfarabyus dedi.

Biruni(973-051):Gaznelilerzamanındageometri,coğrafya,matematik,astr                                                                                      onomi,tarih,fizik ve eczacilik konularında eser yazdı. Ona göre özgür düşünce şarttı.

İbniSina:AvicennaadıylaAvrupa’datanınmıştır.Mantık,felsefe,fizik,matematik.astronomi,jeoloji,botanık,biyoloji ve bilimlerinin yannda ahlak konusuyla da ilgilenmiştir. Tıp bilimine katkıları oldukça fazladır. Tıp ilmiyle ilgili eserleri latinceye çevrilmiştir.

Ömer Hayyam: Matematik ve astronomiyle ilgilenmiştir.(Celali takvimi)

Gazali: İslam felsefesi ile ilgilenmiştir. Kimya-yı Saadet en önemli eseridir.

SANAT
-   Türkler,İslamiyeti kabul ettikten sonra dini mimariye önem verdiler ve çok sayıda önemli caminin inşa eedilmesinde doğrudan rol oynadılar.
-   Bu dönem mimari eserlerde halkın ihtiyaçları göz önünde tutulmuştur.
-   Mimaride,Orta Asya çadır sanatının etkisi açık şekilde kendini gösterdi.
-   Karahanlılar, mimari eserlerinde Kubbe ve kemeri kullandılar. Camileri genellikle tuğla ve kerpiçten yaptılar.
-   Türk mimarisinde en eski Kervansaraylar(ribatlar) Karahanlılar zamanından kalmıştır.
-   Gazneliler döneminde sanatın en ileriye gittiği dönem, Sultan Mahmut dönemidir. Sultan Mahmut cami,mescit ve sarayın yanı sıra çok sayıda çarşı,köprü ve su kemeri yaptırdı. Leşker- Bazar Ulu Camii bu dönemdenyapılmıştır.
-   B.Selçuklu zamanında mimari alanda büyük gelişmeler sağlanmıştır. Orta Asya Türk mimari anlayışı ile İslam sanatını birleştirdiler.
-   Mimaride çift kubbe,köşeli çatı,sivri kemer ve sutün gibi yeni uunsurlar kullanmaya başladılar.
-   Dolugan Mescid-i Cuması ise en eski minareye sahip camiidir.
-   Büyük Selçuklular Kümbetleri mimariye kazandırmıştır.Kümbet= Anıtmezar
-   Bu dönemde cami,kümbet,türbe gibi dini mimari eserlerle, ticari nitelik taşıyan kervansaray,yol ve köprü yapımında önemli eserler inşa edildi.
-   Bu dönede yapılan madeni eşyalarda; saray hayatını ve doğayı yansıtan kasartmalar kullanıldı.
-   Hat ve tezhibe çok önem verildi.
-   Selçuklular zamanında İslam Minyatür okulu açılmıştır.

Yorum Yaz